Tarih: Pazar 9 Ara 2007 | Yazar: Can Dirgen | Kategori: Politika Fıkraları | Yorumlar: Yorum yok
->
PadiÅŸah ile vezir tartışmaya baÅŸlamış. PadiÅŸah vezire, “En büyük ve en güçlü olan benim. Sen benim emrimdesin!” demiÅŸ. Vezir, “Hayır ben büyüğüm. Ordunun başında ben savaşıyorum, sen sadece mühür basıyorsun” diye itiraz etmiÅŸ. Tartışma uzayınca PadiÅŸahla vezir, bir çobanın yanına gitmiÅŸler ve konuya hemen girmemek için çobana sormuÅŸlar:
-”Senin koyunun mu büyük, ineÄŸin mi?”
Çoban şaşırmış şaşırmasına da, soranlar da Padişahla vezir.
-”İneÄŸim” demiÅŸ.
-”Keçin mi büyük, öküzün mü?”
Çoban “Öküzüm tabii” deyince, asıl soruyu yöneltmiÅŸler çobana:
-”Söyle bakalım, PadiÅŸahın mı büyük, vezirin mi?”
Çoban hiç düşünmeden yanıt vermiş:
“Vallahi ben bu hayvanları tanımıyorum!”
Etiketler: Hiçbiri
Tarih: Pazar 9 Ara 2007 | Yazar: Can Dirgen | Kategori: Politika Fıkraları | Yorumlar: Yorum yok
->
Clinton, Yeltsin ve Çiller şeytanın huzuruna çıkarlar. Hepsi şeytana dileklerini söyleyeceklerdir o da onlara ne zaman gerçekleşeceğini söyleyecektir.
İlk önce Clinton sorar;
-Amerika ne zaman her yönden tam olarak dünyanın hakimi olacak?, der. Şeytan da;
-50 yıl sonra, der. Clinton ağlamaya başlar
-Ben göremicem, ben göremicem… Sıra yeltsine gelmiÅŸtir.O da sorar
-Rusya ne zaman eski gücüne kavuşacak? Şeytan cevap verir
-100 yıl sonra. Yeltsin de başlar ağlamaya
-Ben göremicem, ben göremicem… Sıra Çiller e gelmiÅŸtir, O da sorusunu sorar
-Ne zaman Türkiye deki enflasyon düşecek?
Bu sefer ÅŸeytan aÄŸlamaya baÅŸlar
-Ben göremicem, ben göremicem!
Etiketler: Hiçbiri
Tarih: Pazar 9 Ara 2007 | Yazar: Can Dirgen | Kategori: Politika Fıkraları | Yorumlar: Yorum yok
->
-Ülkenin birinde bakan,kendisini gazetecilere hiç sevdirememişti.Ne yapsa makbule geçmiyor, basın hergün kendisiyle uğraşıyordu.
-Nihayet;Öyle bir şey yapayım ki, gazeteciler mat olsun, diye düşündü ve
-İlan etti; Pazar günü saat 10 da bakan denizin üzerinden yürüyerek geçecek.
-Pazar sabahı saat 10 da tüm basın mensupları toplandılar orada. Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye başladı. Karşı kıyıya kadar da yürüdü geçti. Herkesin gözleri dehşetle açılmıştı.
Fakat ertesi günü tüm gazetelerde su başlık okundu
-Bakan yüzme bilmiyor!
Etiketler: Hiçbiri
Tarih: Pazar 9 Ara 2007 | Yazar: Can Dirgen | Kategori: Politika Fıkraları | Yorumlar: Yorum yok
Siyasal gerginliğin dışında iki toplumun insanlarının arasındaki sosyo-kültürel farklılığın da büyük boyutlara ulaştığı bir dönem de, bir Türk gurbetçisinin evi:
Küçük oğlan, akşam üstü okuldan gelmiş Kapıdan girer girmez
- “Anne!”
diye seslenmiÅŸ,
- “ben Alman oldum!”
Annesi:
- “O nasil söz? Sakın bir daha tekrarlama”
- “Anne ben Alman oldum. Bugün sınıfta karar verdik. Ben Almanım artık
Annesi:
-”sus bakayım”
diye tiz perdeden bağırırken, babası da içerden duyup koÅŸmuÅŸ. Bir tokat, bir tokat daha… Çocuk bir yandan yediÄŸi dayaktan korunmaya çalışırken, bir yandan da konuÅŸmasını sürdürüyormuÅŸ:
- “Åžu dünyanın iÅŸine bakın! Alman oldum. Yarım saat sonra Türklerle başım derde girdi!…”
Etiketler: Hiçbiri
Tarih: Pazar 9 Ara 2007 | Yazar: Can Dirgen | Kategori: Politika Fıkraları | Yorumlar: Yorum yok
Çok eskilerde türkiyede yaşayan vatandaşımız uzun seneler yurt dışında kaldıktan sonra bir arkadaşıyla konuşuyormuş Türk siyaseti ve siyasetçileri hakkında
Telefonda sormuÅŸ
- eskiden çok karizmatik bir adam vardı ismi ecevitdi ve bir de çok klasik bir politikacı olan birisi vardı..demirel..şimdi ne oldu onlara neler yapıyorlar diye
bizimkisi cevaplamış
- ikisi de duruyor… ikisi de başımızda hala… yanlız bitakım deÄŸiÅŸiklikler oldu… birinin karizması gitti “tik” i kaldı… diÄŸeri ise klasiÄŸi gitti “sik” i kaldı
Etiketler: Hiçbiri
Tarih: Pazar 9 Ara 2007 | Yazar: Can Dirgen | Kategori: Politika Fıkraları | Yorumlar: Yorum yok
Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Belediye Başkanlığı zamanında fırınları geziyormuş. Kendisine, ağzı oldukça bozuk bir fırıncı pasta ikram etmiş. Fahrettin Bey, şöyle bir tadına bakmış ve sormuş,
“Hımmm! Çok güzelmiÅŸ, ne kattın buna?”
Fırıncı gülümseyerek yanıtlamış
“Sana koydum efendim!”
Fahrettin Bey, bu söz üzerine pastadan bir lokma daha almış ve devam etmiş:
“Ben de bütün fırıncılara söyleyeyim de, hepsi Sana koysunlar”
Etiketler: Hiçbiri
Tarih: Pazar 9 Ara 2007 | Yazar: Can Dirgen | Kategori: Politika Fıkraları | Yorumlar: Yorum yok
Güneydoğu da 15 yıl süren çatışmalı ortam; doğrusuyla, düzmecesiyle, abartısıyla binlerce hikayeye kaynaklık etmiştir. İşte bu binlerce hikayeden biri de şöyle rivayet edilir:
-Bir TV kanalında bir PKK itirafçısı geçmiÅŸini anlatmaktadır. Muhabir: “Anlat bakalım, yasadışı-bölücü-terör örgütü ile nasıl tanıştın?”
-İtirafçı baÅŸlar anlatmaya: Bir gece PKK lılar bizim köye gelmiÅŸler. Birden kapı vurulmuÅŸ taak taak takk.. Açmışız biz de. Bakmışım ki anarÅŸitler. Bana demiÅŸtir ki; bize yemek vereceksin, ekmek, su vereceksin, yardım edeceksen yataklık edeceksen yani ha! Yook demiÅŸim, olmaz demiÅŸim, siz hayınsınız, anarÅŸitsiniz, bölücüsünüz, size ekmek su yok.. O zamaan anayı vururuk demiÅŸlerdir. Yine benden yardım yok… Anayı vurmuÅŸlardır. Sonra gene gelmiÅŸlerdir anarÅŸitler, demiÅŸlerdir bize yardım edeceksin, ekmek, su… DemiÅŸim yok… Babayı da vurmuÅŸlardır. Ertesi gün gene gelmiÅŸlerdir… Bize yardım, yoksa karıyı vururuk, yok demiÅŸim, karı da gitmiÅŸtir. Sonra çocuklar… Herkes ölmüştür. Ben evde bir başıma düşünürem bir gece… Yine kapı çalmıştır… Takkk takkk takkk!. Açmışım kapıyı, onlar! DemiÅŸlerdir ki bize yardım edeceksin, ekmek su vereceksen… Ben demiÅŸim, size yardım yok, siz hayınsınız… Bana demiÅŸler ki; yoksa seni vururuk…! Biraz düşünmüşüm, bana mantıklı gelmiÅŸtir, kabul etmiÅŸim… İşte böyledir…
Etiketler: Hiçbiri
Tarih: Pazar 9 Ara 2007 | Yazar: Can Dirgen | Kategori: Politika Fıkraları | Yorumlar: Yorum yok
Adamın biri yaklaÅŸan seçimlerde milletvekilliÄŸine aday olmak için bir partiye baÅŸvurur.partiden gelen yazıda kendisini daha iyi tanıyabilmek için partinin baÅŸkanının evine yemeÄŸe geleceÄŸi bildirilir.Adam hemen hazırlıklara baÅŸlar.evdeki papaÄŸanınada tembihlemeyi ihmal etmez,akÅŸama partinin genel baÅŸkanı misafirim bizim partiyi biraz öv der. neyse akÅŸam yemeÄŸe oturulur .yemekler yenir söz siyasete gelir,iÅŸler yolundadır,lakin geveze papaÄŸan baÅŸlar rakip partiden övgü ile söz etmeye sizin parti dandik falanca parti iyi sizden daha iyi falan.bakarki genel baÅŸkan adamın papaÄŸanı rakip partiyi övüyor kusura bakmayın der,papaÄŸanınız bile diÄŸer partiyi övüyor onun için sizi aday gösteremeyiz der çıkar gider.adam kızgınlığından yakalar papaÄŸanı doÄŸru bahçedeki tavuk kümesine tavukların arasına atar.sabah olur.kümeste bir horoz olanca gücünle öter,kümesin kapısını açar ve sırayla bütün tavukları halleder,kümeste tavuk kaldımı diye eÄŸilir içeri bakar,birde ne görsün tavuÄŸa benzer kırmızılı yeÅŸilli rengarenk bir ÅŸey kafasını uzatmış kendisine bakıyor,gel gel der geç bakalım sıraya,papaÄŸan şöyle bir silkinir,ulan yavÅŸak der biz buraya orospuluktan gelmedik siyasetten geldik der…
Etiketler: Hiçbiri
Tarih: Pazar 9 Ara 2007 | Yazar: Can Dirgen | Kategori: Politika Fıkraları | Yorumlar: Yorum yok
Amerikalı bir hükümet yetkilisi Şili deki darbenin hemen sonrasında ülke hapishanelerini incelemek için Şili ye gitmiş. Herhangi bir hapishanede bir süre inceleme yapan yetkili infaz yerlerini merak etmiş ve hep birlikte hapishanenin mahzenine inmişler. İner inmez çığlıklar duyan misafir yetkili görevlilere bunun nedenini sormuş. Görevliler de ölüm cezalarını uyguladıklarını söylemiş. Amerikalı yetkili, kendi ülkelerinde elektrikli sandalye kullandıklarını, bu konuyu daha kolay hallettiklerini söylemiş, aynı uygulamayı yapabileceklerini uyarıcı bir dille ifade etmiş. Hapishane görevlisi Efendim, biz de elektrik kullanıyoruz ama elektrikler kesik olduğu için şimdilik mumla idare ediyoruz demiş.
Etiketler: Hiçbiri
Tarih: Pazar 9 Ara 2007 | Yazar: Can Dirgen | Kategori: Politika Fıkraları | Yorumlar: Yorum yok
Sakıp Sabancı ya bir gün demişler ki:
- “AÄŸa bu dünyada her ÅŸey güllük gülistanlık nereye baksak her tarafta senin ÅŸirketlerini ve fabrikalarını görüyoruz (MarSA,YünSa,LasSA,ToyotaSA)”
- “Burada iÅŸin iÅŸ. Ya diÄŸer tarafta ne olacak, orada ne yapacaksın, nasıl kurtulacaksın zebanilerden?”
Sakıp Ağa gülerek cevap vermiş:
- “Öte yanda da iÅŸimizi saÄŸlama aldık. Bir tarafımızda iSA, diÄŸer tarafımızda muSA”
Etiketler: Hiçbiri